İş Hayatında Etkili İletişimin Püf Noktaları



İletişim, hayatımızın her alanında kilit noktalardan biri olduğu gibi iş hayatında da en önemli unsurlardan biri. Doğru ve etkili iletişim kurmadan iş hayatında başarılı olmak, en azından uzun vadede çok da mümkün değil. Ancak doğru ve etkili iletişim kurmak için Amerika’yı baştan keşfetmenize de gerek yok!

Başlangıç olarak dikkat etmeniz gereken en temel cümleleri iletişiminize dahil ederseniz bu yolda en büyük adımı atmış olursunuz.

Size hiç bilmediğiniz, yepyeni cümleler söylemeyeceğim. Ancak maalesef gözlemlediğim kadarıyla sıklıkla unutulan bu ifadeleri kısaca hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Saygı duy ve güven


En başta unutmamamız gerekenlerden biri “teşekkür ederim” ve “lütfen” ifadelerinin her türlü iletişimde çok kıymetli ve gerekli olduğu gerçeği. Özellikle de iş hayatında teşekkür etmek ve bir şey rica ederken “Lütfen” demek, zaman zaman, kimilerinin olmaktan korktuğu “yumuşak yüzlü” kimliğine bürünmek anlamına gelmez. Aksine iletişimde olduğunuz kişiye saygı duyduğunuzun bir ifadesidir. Bununla birlikte “Teşekkür ederim” ve “Lütfen” ifadelerinin motive edici gücü de yadsınamaz.

İletişimde olduğunuz çalışanınıza, ekip arkadaşınıza (bence burada pozisyonun çok da bir önemi yok) “Fikrine güveniyorum” demenin karşı tarafa kendisine güven duyulduğunu hissettirmekle kalmayacak ilgili konuda sorumluluk almasını da sağlayacaktır.


Özellikle ortak hedefler için çalışan ekiplerin birbiriyle iletişiminde kişilerin birbirlerine güven duyması çok önemli. İşler her zaman yüzde yüz yolunda gidecek diye bir kaide yok. Bunu hepimiz biliyoruz. Bazen ekipten bir kişinin hatası yüzünden, bazen de toplu mavi ekran verilmesinden kaynaklanan sorunlar olabilir. Bu tip durumlarda ekip üyelerinin “yalnız değilsin, birlikte çözüm bulacağız” mesajını vererek birbirlerine destek olması hem motivasyonu arttırır hem de aradaki bağları güçlendirir. Unutmayın, iş hayatındaki başarının en önemli unsurlarından biri, kişinin çalıştığı ortamda, ekipte kendini güvende hissetmesidir.


Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp!

Özellikle de bizim toplumumuzda çoğunluğun “Bilmiyorum” demekten çokça çekindiğini gözlemliyorum. Unutmayalım ki hiçbirimiz her konuda bütün cevaplara sahip değiliz hatta olmak zorunda da değiliz. Aslına bakarsanız zaten iş hayatında ekip çalışması bu yüzden de çok kıymetli. Hem unutmayalım ki bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Bununla birlikte, özellikle de iş hayatında, bilmediğiniz bir konuyla ilgili olarak “Bilmiyorum” demek yerine biliyormuş gibi yapmak faydadan çok zarar getirecektir.

Dinle ve dinlediğini hissettir

Etkili iletişimin püf noktası sayılabilecek ifadelerinden bir diğeri ise samimi bir şekilde söylenen “Seni dinliyorum” cümlesi. Fikirlerini paylaşmak isteyen birine, onu dinlediğiniz ve fikirlerine değer verdiğiniz mesajı vermek son derece teşvik edici olacaktır.

Etkili iletişimde, karşınızdaki kişiyi dinlediğinizi ve anladığınızı ifade etmek için doğru zamanlarda aldığınız mesajı karşı tarafa doğrulatmak da önemli faktörlerden biridir. Örneğin, karşınızdaki kişi bir konuda fikrini paylaştığında anladıklarınızı kendisine tekrar etmek üzere “Şunu söylediğini anlıyorum, doğru mu?” diye sorabilirsiniz. Bu şekilde hem karşınızdakini gerçekten dinlediğiniz mesajını vermiş olursunuz hem de size vermek istediği mesajın hangi oranda yerine ulaştığından emin olmasını sağlarsınız.

Fikir zenginliğine önem ver

Ekip çalışmalarının, başarıya en büyük katkılarından biri fikir zenginliği. Dolayısıyla, bir konuda alternatif fikir ve yöntemler önermek her şeyden önce kafa açıcı olacaktır. Bu noktada önemli olan ifade şeklidir. “Hayır, bence böyle olmalı” gibi bir ifade kullanmak yerine “Bunu da deneyelim mi?” ya da “Acaba şu şekilde ilerleyebilir miyiz?” gibi sorular sorarak yeni fikirlerin oluşmasına ve sağlıklı bir diyaloğun ilerlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

Doğru zamanda, doğru şekilde eleştir

İş hayatının ve etkili iletişimin olmazsa olmazlarından biri de doğru zamanda yapılan doğru eleştirilerdir. Eğer amaç duruma pozitif katkı sağlamak, olabileceğin en iyisini oldurmak ise eleştirmek, direkt olarak negatif yorum yapmak değildir. Karşınızdaki kişide yetersizlik ya da hatalı olduğu duygusunu yaratmadan eleştirmek için cümleye “Biraz şeytanın avukatlığını yapsam?” gibi bir cümleyle başlayabilirsiniz. Bu şekilde negatif bir duygu yaratmadan ve karşınızdakine saldırıya uğramış hissi vermeden eksiklikleri veya hataları görmesini sağlayabilirsiniz.

Takdir etmeyi unutma

Hepimiz doğru bir iş yaptığımızda bunun fark edilmesini ve takdir edilmeyi isteriz. İstemekten de öte buna ihtiyaç duyarız. Dolayısıyla, doğru ve güzel bir iş yapan birine, bu onun en temel görevlerinden biri bile olsa, “Çok güzel olmuş” demek, kişinin takdir gördüğünü hissetmesini sağlar ve motivasyonunu arttırır. Aksi durumda kendini değersiz hisseden çalışan demotive olabilir hatta bu performansının düşmesine sebep olabilir.